Gebelik - Doğum - Lohusalık
Gebelik - Doğum - Lohusalık
Jinekoloji (Kadın Hastalıkları)
Gebelere Yaz Mevsimi Tavsiyeleri

Yaz mevsimine bağlı olarak, hava şartlarının değişmesiyle birlikte, gebeler bazı önerilere uymazlarsa, onlar için yaz mevsimi, gebeliklerinin tadını çıkardığı harika zamanlar yerine, kabus dolu günlerle geçebilir.

Gebeliğin ilk aylarında genelde bulantı, kusma, halsizlik sık rastladığımız şikayetlerdir. Bu yüzden gebeliğinin ilk ayları yaz mevsimine denk gelen bayanlar bol sıvı almalıdırlar (3 litre/gün). Bu sayede kusma ile kaybettikleri sıvıyı geri almış olurlar ve vücutta sıvı eksikliği olmaz. Ayrıca gebelerde ilk aylarda halsizlik şikayeti zaten görülür. Yaz mevsiminde terlemeye bağlı sıvı kaybı nedeniyle halsizlik şikayeti daha da artar. Bu yüzden gebeler bol sıvı almalılar ki, halsizlik şikayeti daha az olsun. Gebeliğinin son ayında ise büyüyen rahmin akciğerlere basısı nedeniyle, nefes darlığı, sık nefes alıp verme durumu olabilir. Bu şikayetler, yaz mevsiminde sıcaklığın ve nemin de etkisiyle gebe tarafından daha fazla hissedilir, dayanılmaz bir hal alabilir. Bu şikayetlerin daha az hissedilmesi ve sıvı kaybının daha az olması için klimalı veya serin yerlerde istirahat edilmesi uygun olur. Fakat klimalı yerlerde, klimanın soğuk etkisine karşı da gebe kendini korumalıdır.

Yazın sıcaklık ve nemin etkisiyle, terlemeye bağlı olarak sıvı kaybı fazla olur. Bu yüzden gebelerde tansiyon düşüklüğü, beraberinde halsizlik, göz kararması, baygınlık hali görülebilir. Gebelerde sıvı eksikliğinin olması kabızlık problemini de beraberinde getirir. Hamilelerde sıvı eksikliği, kasık ve karın ağrılarına sebep olabilir. Ayrıca vücutta sıvı eksikliği, idrar çıkışını azaltarak, gebede idrar yolu enfeksiyonuna davetiye çıkartır. İdrar yolu enfeksiyonu da eğer tedavi edilmezse erken doğuma sebep olabilir. Bu durumlarla karşılaşmamak için, gebelerin yazın günde en az 3 litre sıvı tüketmesi gerekir.

Gebeler yaz mevsimi gıda zehirlenmesine karşı da dikkatli olmalıdırlar. Bulantı, kusma, ishal şikayetleri olduğunda doktora başvurmalıdırlar. Çünkü kusma ve ishal ile kaybedilen sıvı eksikliği problem yaratabilir.

Hamilelerin yüzlerinde “gebelik maskesi” veya ciltlerinde lekeler, izler olabilir. Yaz mevsiminde güneşin etkisi ile bu izler daha da artar. Hem bu riski, hem de güneşin zararlı etkilerini en aza indirmek için 50+ faktörlü güneş kremleri kullanılmalıdır. Bu kremler güneşe çıkılmayacak olsa bile cilde uygulanmalıdır.

Hamileler denize girebilir. Havuza girmekte de sakınca yoktur. Yalnız bazı kurallara uyulması gerekir. Havuz suyunda kimyasal madde bulunduğundan dolayı, havuzda az süre kalınmasına ve çıktıktan sonra duş alınmasına dikkat edilmelidir. Duş sayesinde kimyasal madde vücuttan uzaklaştırılmış olur. Sudan çıktıktan sonra mayo veya bikini mutlaka değiştirilmelidir. Çünkü gebelerde vajinal Ph değişikliği nedeniyle sık görülen mantar enfeksiyonu, ıslak mayo,bikini ile beklendiğinde,genital bölgenin nemli kalmasına bağlı olarak daha sık karşımıza çıkar ve tedavisi için ilaç kullanmak zorunda kalınabilir. Denizde ise yalnız yüzmek ve hatta yalnız şekilde kıyıdan uzaklaşmak çok tehlikelidir. Gebelerde görülme ihtimali olan kramplar; eğer denizde, kıyıdan uzakta ve yalnızken olursa, gebe ve bebeği için hayati risk söz konusudur. Sıcağın yoğun hissedildiği 11-16 saatleri arasında gebenin baygınlık ihtimaline bağlı olarak gebe yalnız yüzmemeli ve hatta yalnız dolaşmamalıdır. Aslında bu saatlerde güneşle temasta olmak, gebe için zaten uygun değildir.

Gebeler yaz mevsiminde kıyafetlerine de dikkat etmelidirler. Çünkü hamilelerde mantar enfeksiyonuna yatkınlık mevcuttur. Cildin nefes almasını sağlayacak ince, pamuklu giysiler ve iç çamaşırları, cilt ve genital bölge mantar enfeksiyonlarının olmasını önleyecektir.

Yaz mevsimi ile birlikte uzak veya yakın yerlere seyahatler de gündeme gelmektedir. Yolculuk sırasında 1,5-2 saatte bir mola verilerek, molalarda 5-15 dakika yürüyüş yapılmalıdır. Bu sayede bacaklarda ödem ve bacak toplardamarlarında kan pıhtılaşması ihtimali minimuma indirilir. Ayrıca uzun seyahatlerde pıhtı oluşumunu engellemek için varis çorabı kullanılmalıdır. Gebelerin uçak ile seyahatinde bir sakınca yoktur. Yalnız 34 haftadan büyük gebelerin doktor raporu olsa bile, bazı havayolu şirketleri seyahatlerine izin vermeyebilir.

Gebeler 24 haftaya kadar araç kullanabilirler. 24 haftadan sonra karın büyüdüğünden, zamanla konforlu araç kullanımı ortadan kalkmaktadır. Bu durum da kaza riskini arttırır. Emniyet kemeri mutlaka takılmalıdır. Kemerin alt kuşağı göbek altı-kasık bölgesinden geçirilmeli ve çok sıkı bağlanmamalıdır.

Eğlenceli, sorunsuz, bol güneşli yazla birlikte, sağlıklı bebeklerinize sıhhatli bir şekilde kavuşmanız dileğiyle…

Jin.Op.Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Eklenme Tarihi: 15.5.2011
 
©2011 Tüm Hakları Yrd. Doç. Dr. Hakan Peker'e aittir
. Ana Sayfa . Özgeçmiş . Basında . Sık Sorulan Sorular . Makaleler . Videolar . Sizden Gelenler . İletişim

SİTENİN AMACI

Değerli Ziyaretçi,

Bu sitenin amacı; hem uzmanlık dalım ile ilgili güncel konularda, hem de kadın hastalıkları ve doğum ile ilgili tüm konularda etik değerlere saygılı bir şekilde, doğru, dürüst, halkın anlayacağı bir dilde bilgi vermektir.

Sitede, kadın hastalıkları ve doğum ayrıca kadın sağlığı ile ilgili kafanıza takılan tüm soruların yanıtını bulabilirsiniz.

Mesajlarınızı, önerilerinizi , yorumlarınızı, size veya bebeğinize ait resimlerinizi yayınlanması için Sizden Gelenler bölümüne gönderebilirsiniz.

Sağlıklı günlerde, mutlu yarınlara...
Saygılarımla.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

 

YASAL UYARI: Sitedeki içerikler sadece bilgilendirme amaçlıdır.

Sitemiz, kadın hastalıkları ve doğum, ayrıca kadın sağlığı ile ilgili ayrıntılı bilgi vermek amaçlı kurulmuştur. Bu sitedeki tüm yazılar, makaleler, resimler, videolar, sorulan soruların cevapları bilimsel kaynaklar ışığında, hekimin tecrübe,deneyim ve bilgisini sunduğu bölümlerdir. Bu yüzden sitede sunulan bilgiler, ehil olmayan ellerde kesinlikle kullanılmamalıdır. Site içeriğinin bu şekilde kullanılmasıyla doğacak her türlü sorumluluk ziyaretçiye ve kullanıcıya aittir. Bu siteyi ziyaret eden her kişi, bu uyarıları kabul etmiş sayılır.

Hekimlik, bilimsel kaynaklar baz alınarak, kişinin yetiştiği ekolün, edindiği tecrübe, deneyim ve görgünün birleşimidir. Bu sitedeki tüm bilgiler de bu durumu yansıtmaktadır. Bu yüzden bazı bilgiler başka doktor tarafından kabul görmeyebilir.

Sitedeki bilgiler baz alınarak, kendi kendine veya uygulama ehliyeti olmayan ya da amatör kişilerce yapılan tanı, tedavi, girişim ve uygulamalardan sitenin hazırlayıcısı sorumlu değildir.

Sitede yer alan tüm bilgiler Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER tarafından hazırlanmış olup, yasal koruma altındadır. Bilgiler kısmen veya tamamen hiçbir şekilde ve hiçbir ortamda izinsiz olarak kesinlikle kullanılamaz. Aksi durumlarda yasal işleme başvurulacaktır.